Pages

Cuma, Haziran 01, 2012

2. ev arkadaşı vakkası

malesef bu ev arkadaşımında misafirleri offff dedirtti.

geleni gideni tamam dedim daha odama yatak falan alamadığım için salonda kalıyorum. sağolsunlar sipariş ettiğim ve parasını verdiğim yatak kırık çıkınca daha eve geldiği gibi geri yollattım sonuç 20 gün sonra yatak gelicekmiş.


sağ olsun bunlara itiraz etmedi ama ablası gelicek diye evden gitmek zoruma gidiyor. 2 gün kankamlar da kalmak zorundayım şimdi. dünde gelen arkadaşı kaldı gecenin 4üne kadar paldır küldür  davranması da ayrı bir olay. uyuyabildiysem 5 saat uyuyabilmişimdir.


sabahta "paşam senide rahatsız ettim dün gece kusura bakma" demesine bişey diyemedim. sadece "evet uyuyamadım uzun bir süre ama sorun değil benimde arkadaşım gelir ödeşiriz" sadece güldü bu sözüme. sanırım ben tek başıma eve çıkıcam.

Perşembe, Mayıs 31, 2012

Ne yapacağını bilememek.






Bu ara (blogumu baştan sona okuduğumda) hep aynı şeyi görüyorum. Hayatımda yeni bir sistem kuruyorum. Ve anında bir şey oluyor bu en felaket şeye dönüyor ve ben o sistemin yıkılmasını izliyorum. Sonra acı çeke çeke yeni bir yol açıyorum 0dan başlıyorum ve hoooop gene aynısı oluyor.



Yok bu sefer yeni ev arkadaşımla bir sorunum yok. Kafamda çok soru işareti olmasına rağmen çıktığım hiç ama hiç tanımadığım biri bu. İnternet sitesine girip ismini cismini bulup tanışıp yerleştiğim biri. Hakkındaki bilgileri ancak 2. gün öğrenmeye başladım. Temiz dürüst durmasına inanmıyorum artık. Dedim ya insanlara güvenim azalmaya başladı şimdiden.


Bankacı olduğunu biliyorum oda benim muhasebeci olduğumu biliyor bu. Yavaş yavaş ısınmaya başlıyoruz. Şuan düzen iyi gibi ama o aralık ayında 4. levente taşınıcakmış. İşte o zaman ben ne yapıcam bilmiyorum. Aslında tek başıma eve çıkmalıydım. çünkü eski ev arkadaşımın bana yaptıklarını anlata anlata kitap yazarım sanırım.



Yatağım parçalandığını kıyafetlerimin bir kısmının yırtıldığını ve çamaşır suyuna bulandığını çarşaflarımın ne halde olduğuna değinmiyorum bile. O evden hiçbir eşya almadan 0 olarak çıktım ben. Bu evde de sanki misafir gibi, sürekli tetikte duruyorum.


Pislik iş yerimide arayıp yalan yanlış şeyler anlattığından iş yerimden de şüpheli duruyorum. Yaptığım başvurulardan sürekli çağrılıyorum ama iş değiştirmek gerçekten kolay değil. Buradaki sistemi silip yeni bir sisteme alışmak gerçekten zor. Hani çok fazla değiştirdiğim için yoruldum. Çoğu kişiden daha yüksek maaş alıyorum. Şimdi yeni bir işe girmek demek aynı rakamı alacağım demek değil bu yüzden de kalmayı istiyorum.



Babamın ansızın araması da her şeyi değiştirdi. Bir tane oğlumsun dön geri demesi de ayrı. Normalde anında dönerim. Beni burada tutan “biri” var. F……bey olmasa anında giderdim. Sokmuşum istanbuluna, işinede, ev arkadaşınada…… diye saydırırdım. Oturup dertleşesim çok. Fikre ihtiyacım çok.


Bir yandan yok ya ben dönücem dediğimde her şeyi sıfırlamış ve silmiş olucam. Onu bırakıcam. Buradaki (rahatlık denilemez biraz serbestlik belki) düzenimi bırakıcam. Sosyalliğimi de bırakmak zorunda kalıcam. Çünkü 10000 küsürlük bir ilçeye geri dönmek demek sıkışıp kalmak demek.


Bir yandan kalmayı tercih etsem tek başıma daha da yoruluyorum. Sürekli tetikte kalıyorum evet çok şey öğreniyorum ama ölçüsüz bir iyi niyete sahip olduğum için kötülük buluyorum karşımda.

F…..bey de kalmamı çok istiyor. Ama içten içe oda “ailenin yanında huzurlu olucaksan asla gitme diyemem” diyor. Nasıl davranıcağımı bilemiyorum. Yeni ev arkadaşım güvenilir dursa bile ağzım yandığı için hiçbir şeyimi anlatmıyorum. F…..beyi de özledim. 1 hafta oldu ama sanki 1 aydır görmemişim gibi hissediyorum.



İster istemez babamı arayıp “bana iş bulun ozaman dönücem” dedim. Yapıcak çok şey var aslında kafamdan bazen geçiriyorum bunları. Ama şevkimi kaybettim kalbim kırık hala. Ben kimseye bu şekilde zarar vermemişken biri nasıl benim işimle, hayatımla, çizdiğim güvenle oyanayabilir? Şeytanın dediğini yapasım var. Açıp çalıştığı okulu arayıp rezil etmek var. Ama o zamanda ondan yana kalır tarafım olmaz. Bana yakışmaz.



Tek istediğim gireceğim sınavı kazanmak. Çünkü o kapıyı açarsam eğer gerisi rayına giricek. O zaman f…..beyi de istediğim zaman görmüş olucam ailemde “sonunda oldu” diyecek.


Kafam hala karışık. Kalmalı mıyım gitmeli mi? Kalırsam işten ayrılmalı mıyım? Bilmiyorum. 

Pazartesi, Mayıs 28, 2012

taşındım mı sokakta mı kaldım anlamadım ben ?




öncelikle sıkıntımı paylaşan blogdaşlara ve gerçekten hayatıma giren blogdaşlara teşekkür ederim. sağ olsunlar manevi yönden rahatlamamı sağladılar.


yaklaşık olarak 1.5 haftadır nerede kaldığım kayıptı. daha da kötüsü başıma gelenler bununla sınırlı değildi. bakalım neler olmuş. üstünden baya geçmedi anlattıkça bile hala tüylerim diken diken oluyor bunu anlamıyorum ben demek ki ya çok iyi niyetliyim yada çok salak artık bunda kanaatim bu yönde.


düne kadar f..... beylerde kaldım hep. annesi sağolsun o kadar çok ilgilendiki benimle asla tarif edemem bana yaptıklarını. bende ona hediye aldım gerçi yaptıkları yanında hiç kalır. sürekli "artık burası senin evin sıkıldığında sıkıştığında bendesin" dedi. canım g..... teyzem :)


bu bir hafta boyunca iş stresim ve kendimi sürekli g..... teyzeme karşı mahcup hissetme dışında ev arkadaşımın yaptığı hain planlar hala devam ediyordu. mesela evin kilidini değiştirmiş. ev sahibiyle benden habersiz kontrat yapmış. eşyalarımın hiç birini almamıştım düşünün iç çamaşırlarım bile yoktu. sadece bir eşortman diş fırçası 2 çift çorapla çıktım ben o evden. birikim yaptığım param, kişisel eşyalarımın hepsi o evde kalmıştı. bunu bildiği için ve sokakta aklı sıra sürüneceğimi düşündüğü için gitmiş kapının kilidini değiştirmiş.


tabii serhat saf olabilir ama asla salak değil. iş yerinden izin aldım başıma ne geleceği inanın umurum da değildi. o an o evi apartmanı yakıp yıkmayı bile düşündüm.


mantıklı olarak hemen ev sahibini aradım evin kilidini değiştirdiğini eşyalarıma rehin koyduğunu söyledim. oda "beni bağlamaz ne halniz varsa görün" dedi. şok olmakla birlikte çilingirci çağırdım. iyiki muhasebeciyim adıma kayıtlı her bir evrağı her bir kontratı anında şak diye gösterebileceğim için. her neyse kapının kilidi kırıldı değiştirildi 100 tl verildi. içeri girmeden bütün apartmana haber verdim. bakın ev arkadaşım bunu bunu yaptı şimdi sadece kişisel eşyalarımı alıcam isterseniz gelin.


komşuluk ilişkilerim iyidir genelde apartmanda da anında sevilen biri olmuştum. bütün komşular sağ olsunlar yardım ettiler bana kıyafetlerimi aldım ama onların gördükleri manzaraya bende çok şaşırmıştım. yatağımı yırmış parçalamış dolabımın kapısı kırılmış. Çarşaflarım yırtılmış sağlam sadece yastığım kalmış. yanıma sadece 2 valiz kıyafetimi alabildim birde resimlerim. apartman sakinleriyle beraber etmediğimiz beddualar kalmadı. çünkü dolabımdan çıkan muskaların haddi hesabı yoktu. bir kaç kadın ise sinirden mosmor olmuştu. bu nedenle sağlam kalan komidinlerimi bile almadım.


sevgili stajyerimin aldığı balığımıda öldürmüş. fanusu çatlatmış suyu akmış balıkta cama yapışıp kurumuş ölmüş. yani burdan neler çıkartıyorsunuz bilmiyorum ama bunları neden yaptığını hala anlamış değilim ben.


gelelim iş yerimdeki olaya. bana ulaşamadığı zamanlarda (ev arkadaşı sonuçta) iş yerimin numarasını vermiştim. aramış yalan yanlış şeyler söylemiş şok oldum. patronda bizim biraz pinpirikli olduğu için inanmış. yani şuan işimden de olmak üzereyim. yani bir pislik neler yaptığını gördüm. şuan için beni arayamıyor. çünkü telefonla arayıp. "ben özel sektörde çalışıyorum her yerde iş bulurum ama sen kamu sektörüsün unutma ki öyle bir şey yaparım ki çalışamazsın artık" hayır bu kelimeyi kullanmak asla istemezdim. açıklama yapmıycam kullandım sadece bunlar başıma geldi başkasının başına gelseydi şuan o çocuk yaşamazdı. demek ki insan böyle katil oluyormuş.


sabrıma hayran kaldım bir an. allah tarafından sanırım böyle oldu. bu arada taşındım yeni ev arkadaşım titiz temiz. f.... beyle gittik tanıdı oda. yatağım bile yok. yenisini alıcam bugün. dün gece salonda yattım. birazda hüzünlendim.


tamam kabul hüngür hüngür banyo yaparken ağladım. ben kime ne zarar verdimde bunları yaşadım diye. ama şu bir gerçek gittikçe daha da güçleniyorum. "seni öldürmeyen güçlendirir" sözü gerçekmiş. evimde internet yok. dün gece o yüzden televizyon izledim. yeni ev arkadaşımla sohbet ettim. tavla oynadım. alışmaya çalışıyoruz şuan. onada açık ve net davranıyorum. oda buna şaşırıyor. ve ona sadece bir kere söyledim. ben fırıldak insan sevmem. çünkü nasıl başlarsa öyle gider.

Pazartesi, Mayıs 21, 2012

olay olay :( artık durulmak tek başıma bir evde olmak istiyorum :(


Aslında yazılıcak o kadar şey çokki başıma gelmeyen kalmadı bu hafta.

Elim ayağım titriyor hala düşünürken. En büyük krizi ben yaşadım sanırım. Gelelim neler olduğuna kısaca kırılan bir kalp ağlayan kişiler kesik bir omuz ve sinirden gözü dönmüş eli bıçaklı biri vardı o tabloda.


Eve geldiğimde f….beyle buluşmuştuk Cuma günü akşamı. Dışarıda yemek yedik dolaştık biraz canımın sıkkınlığına oda üzülmüştü. Sonra o akşam annesi aradı bize gelin diye. Gittik annesini beni çok sevdiği için masayı donatmış börekler çörekler anlatamam. Sonra f….bey dışarı markete indiğinde annesi bana “inan oğlum f… nin ben bir tane arkadaşını eve getirdiğini asla hatırlamıyorum. Bana seni tanıttığına hem çok sevindim hem de dediği kadar iyi birisin” diyince çok sevinmiştim.


Her neyse yedik içtik o akşam ben eve geldim. Ev duman altı odasında 3 tane kişi kahkaha atıp bişeyler içiyorlar. Mutfak yine rezil. Her yer çamur. Yağmur yağdığı için o gün ayakkabılarla basılmış güzelim halılara. Ben dayanamadım aradım f….beyi geldi akşam bizde kaldı. Gecenin 3-4 ü  ev arkadaşımın arkadaşları giderken yaptığı gürültüler yetmemiş olucak dayanamadı bağırmaya başladı oda içeriden kalktı kapıyı kapattı bende uyandım gittim yanlarına tartışıyorlar. O sırada bana “şerefsiz” diyince kan beynime sıçradı kendisini odasına kilitledi ama elime ne geldiyse o kapıya fırlattım.


f….. bey sakinleştirmeseydi ben o gece o kapıyı kırmayı bile düşündüm. Daha sonra sabah kahvaltıya onların evine gittik. Cumartesi günü. Orada ev konusunu açtı f….bey bende olursa çok iyi olucak dedim annesi hemen arkadaşlarını devreye sokrak başladı aramaya. Bu arada internette baktığım birkaç ev arkadaşı ilanına odaklanıp görüştüm. Akşam geldiğimde ev arkadaşım yoktu rahat rahat uyudum ilk defa.




Pazar günü yine kahvaltıyı f….beye davet edildim annesi sağ olsun beni çok sevdiği için yemek ve kahvaltılara hep beni görmek istemeye başladı. F….beyinde keyfi keyifti hani. Aile resimlerine baktık sohbet sohbeti açtı derken yine birkaç ev arkadaşı arayanlarla buluştum tabii.


İşte ne olduysa akşam oldu. Ben eve geldim ev arkadaşım deli gibi dolanıyo. Kapıyı açtım soyundum banyomu yaptım. Giyindim o sırada kapıyı kapatıcam bir yandan da internetten arkadaşlarımla konuşuyorum. Hani ev ile ilgili bilgiler veriyorum. Birazda ev arkadaşım hakkında serzeniştede bulunuyorum.


Ama hayatımda ben bu şekilde hiç davranış görmedim ya. Hani filmlerde belki. Kapıyı kapatırken bam diye kapı açıldı bir el boynuma yapıştı dengemi kaybettim yere düştüm oda üstümde kafam yere öyle bir çarptı ki anlamadım. O an acı değil gözümü kan bürüdü öyle bir tekme çaktımki şeyine odasına zor kaçtı.

Daha bitmedi tabii canım yandı ya yakıcam bende. Bağıra çağıra “öldürücem seni öldürücem” diye mutfaktan ekmek bıçağını aldım kapısını yumrukluyorum “çıksana lan doğruycam” diyerek.



Ciddiyim ne hale geldiğimi bende anlamadım normalde hayatta yapmam böyle şeyleri. Komşular indi kapıyı dinliyorlar bir yandan da kalabalığın sesini duyuyorum ama umrumda değildi o an gelsin sokucam o bıçağı diye geçiyordu içimden.



Ev sahibini arayor bir yandan duyuyorum “bu manyak öldürücek beni gelin yardım edin bana” söyle ambulans çağırsın diyede bağürıyorum. O an kapıyı açtı sarıldı bana manyak. Ağlıyor ama yok böyle bişey. Bıçak düştü elimden ittim onu hızlıca çantama hemen 3 beş bişey koydum hatta dolaptan elma bile koydum sanki parkta sabahlıycakmışım gibi. Ama nasıl oldu anlamadım hızlıca toparlandım anahtarımı aldım. Oda yalvarıyor gitme nolur diye. Dışarı çıktım. O sırada f….bey aşağıdaydı sanırım kargaşada aradığında telefonu açmadığım için çok merak etmiş. Apartman oldukça kalabalıktı o saatte. Hızlıca indiğim için bakışlar umrumda değildi. Dışarı çıktığımda biri bana sarıldı. Arabaya bindim. F….. bey oldukça beyazdı beni öyle gördüğünde torpido gözündeki bişeyi alıp inmek için hamle etti zor tuttum birde arabada onunla tartışıyoruz.


Onlarda kaldım. Annesi çok merak etmiş üzülmüş. İçime doğdu serhatcım dedi kadın hüngür hüngür ağladı. Bugün bana bir ev bakılıcak onlara yakın ya alt katı yada yan apartmandan bir daire. Hayatımdaki en zor gündü bu. Bizimkilere haber vermedim. Babama sadece çok zor bir olay atlattığımı söyledim oda bugün geliyor. Sonuç bıçaktan yaralanmış bir omzum var. Sanırım hızlıca aldığımda omzumu kestim. Kalbim kırıldı 7 ay sabrettiğim bir puştun dengesizliğinin sebebini öğrendiğim ve bu benim gözümden nasıl kaçtığı var. Ağlayan bir değil birden çok insan var.



Demekki bazı maddeler insanların bilincini değiştiriyormuş. Bundan başka bişey demiyorum. 

Cumartesi, Mayıs 12, 2012

Ayrıntılar


.

Öyle çok şey ayrıntısına girmiyorum ama f….bey Perşembe günü geldiğinde konumuz muhasebeydi. Hatamı yapıyorum yoksa başka bişey mi diye kontrol edilen evraklar beyannameler. Ve elbette ki 2 tane hatamı buldu f…..bey.  gerekli düzeltmeleri yaptık. Sonra da sohbet ederken birden öpmeye başladı beni. E bende boş durmadım. :D

Yatakta çıplak yatarken bana eskileri anlattı. Gözlerini yumduğunda ona biraz daha sokuldum. Sıcaklığını hissettim. Ve tanışmamızı birde ondan dinledim.

İlk buluşmamızı anlattı da kahkahadan öldüm. Ben masada oturup işime yoğunlaşmış elimde kalemi sallayıp bişeyler mırıldanıyormuşum. Yan tarafımda 5den fazla dosya masada evrak içindeymiş. Ayrıntıları ben hatırlamıyorum aslında ama o baya baya incelemiş. Patron onu takdim ettiğinde daha dün internette tanıştığı kişiyi görünce oda şok olmuş. Ama benim şok olduğumu yüzümün her hattında görmüş. :D

“kızarıp bozarıyodun o an gülmemek için kendimi zor tutmuştum” dedi. :D ilerleyen zamanlarda öpüşmek için 2 kez hamle yapmıştı da ben utanmış çekilmiştim hemen. Onunda bu çok garibine gitmiş. :D aslında bu Türkçesi. Onun söylediği bu değildi bu benim çevirim. O aynen bunu dedi çünkü “ortalıkta herkes ilk buluşmada götürüyo sense çok farklıydın ulan 2 hafta oldu sende tık yoktu.”

Onun bürosuna gittiğimde geçici vergileri yaptık bitirdik. İşime çok odaklanmışım onu söylüyor beyefendi. Kaç kere yaklaşmış ben ona bakıyım diye az elini kolunu sallamamış. Cidden hiç dikkat etmemiştim ama. Mutfağa çay doldurmaya gittiğinde bende susadığım için mutfağa gitmiştim suyumu bitirdiğimde dudağıma yapışıp oramı buramı elleyince bende kocaman herifi kaldırıp tezgaha oturtmuştum. :D onun yorumu ise “öptüğümde ne olduğunu anlayamadan kendimi havada buldum. Olum tezgaha nasıl çıkardın beni?” cidden güzel bir soru. Çünkü f….bey iri benden baya ve uzun. Ben yanında minik kalıyorum. Ama hala atışsak yere yatırıp altımda kıvrandırabiliyorum güçlüyüm yani :D

Yatakta konuştuğumuz şeyler baya uzundu aslında. Nerden nereye geldik şuna bak diye gülüyordu. Utangaç sıkılgan kişi gitmiş yerine anlatılmaz cazibeli biri gelmiş güya :D tabii onun tanımları. Bense öyle düşünmüyorum. Sadece onun yanında çok iyiyim. Hep bende kalsın istiyorum. Konuşmalarımızda hep aynısını diyorum. …..im ekini herkeste kullanmam ben. Sevdiğim kişilere kullanırım sahiplenirim aslında. Ama ona söylerken kalpten içimden öyle bir söylüyorum ki oda farkına varıyor buna.

Kafamızda ikimizde evlilik planlarımız var. Ki doğrusunu hala ikimizde bilmiyoruz. Aslında onunla konuşmalarımda ikimizin kafasında da aynı şeyler var. Çocuklarımız hayatlarımız gibi. Ama başka erkek düşünemiyorum kafamda.  Şuanda hayatımda sadece bir ilk var ve daim olurmu kimse bilemez ama olabildiğince olsun diyorum .

Salı, Mayıs 08, 2012

Evettt


Evettt

Gelelim önceki yazıma.

Kısadan kestirip attığım için özür dilerim en baştan. Sonrada yazmadığım zamanlar neler oldu baştan bir bakalım.

Öncelik sağlık;
şekerim şuan normal seviyede. İş değişikliğinden sonra 2 aydır oldukça düzenli şekerim var bu yüzden inüsilin yerine sadece hapımı kullanıyorum günde 2 defa. Standart 90 arası gayet iyi durumda. Polen mevsimi var göründüğü üzere. Gripli gibi dolanmıyorum sürekli ama arada krize giriyorum hapşuruk ve göz kaşıntısı olarak.  Hatta üst üste 20 kere hapşurduğumu biliyorum :)) retinam çizildi. Bu yüzdende sevgili göz doktorumuz bana lens verdi. Tabii her sabah tak çıkar yapmak canıma yetiyor. Hatta bazen eve geç geldiğimde unutup yatabiliyorum. Ki şuan için hiç uyumadım aman dikkat diyorum yeniden :D

iş;
gayet yoğun ama çalıştığım yerden çok memnunum çalışma arkadaşlarım oldukça ilmi siyaset uzmanı. İş içerisinde kuyum kazılabiliyor sonra ise hiçbir şey olmamış gibi akşam floryaya yemeğe yada orta köye gidebiliyorlar buda çok enteresan. Patronda ayrı garip. Her hafta bir toplantı yapılıp şunlar bunlar yapılıcak deniliyor ama sonuçta üstüme iş yükü biniyor. Kurumlar vergisi buna bir örnekti. Herkes 20 tane göndericekti ben nedense 60 tane gönderdim. Çünkü iş düzgün olmalı. ( bu arada yapılan kurumların 5i hatalıydı eleman kafasına göre göndermiş)
tabii bunların düzeltmeleri de bana kaldı o ayrı. Gecelere kadar mesailer stresli ama huzurlu ortam olması gene de iyi. En azından eski patronumun olduğu yerdeki gibi ipsiz sapsız insanlar gelmiyor.

Aşk;
Bu konu konuşulası ve yazılası konu. F…beyle gayet iyi gidiyor. 2 haftada bir bende kalıyor. Onun dışında telefon sohbetlerimiz her akşam iş çıkışı bir birimizi beklememiz ve beni eve bırakması rutin geçen şeyler. Tabii dün yaşadığım şeyde var. Onu da başka bir yazıda anlatıcam şimdilik yokluğumda olan güncelleme bu. 8 ay oldu onunla ve oldukça iyi gidiyor nazar değmesin. Ben emin olmadan belli etmiyorum bazı şeyleri ona. Ki sevdiğini her şekilde gösterip belli ediyor bana. Ama ben daha çok vıcık vıcık olmaktan kaçtığım için daha ciddi duruyorum. Onu nasıl başarıyorum hala bilmiyorum. Bazen bendeyken kopup gittiğim oluyor onunla. O zaman daha sıcak oluyor oda. Hatta saatlerce yatak sohbetlerimizin zevki bir başka. Tabii daha çok beni güldürmek bende ona şaklabanlıklar yapmakla vakit geçiriyoruz. Hatta en son göbeğimi ovalayıp “az kaldı az doğucak” diyip koca göbekli olduğumu ima ediyor. Kabul bu şeker bana biraz kilo aldırdı. Göbek yaptı bana ve iyice şişirdi. Bu arada iştahımda arttı. 1 bütün ekmek yiyorum her yemekten 2 tabak yiyorum. Hani durduramıyorum da kendimi. Geçen ikimiz bir fastfood yerine gitmiştik 2 mega boy yedim ve f….beyin patateslerine de yardım edince oda şok oldu. Pizzahut da da aynısı olmuştu 2 orta boy pizzayı tek başıma yemiştim. Neyse :D

Para;
 maddi durumumu düzeltmeye elverişli. Ama insanlara iyilik yapmayı bu konuda düşünmüyorum. Sevdiğim bir arkadaşım benden küçük masum bir istekte bulunmuştu. Geçtiğimiz temmuz ayda. Benden “vın almak istiyorum ama üstüme fatura yok bişey yok sen al ben öderim” ödememiş.  Üstelik bana tebliğde gelmedi. Hah şimdi birde bu eklendi listeye. Aradığım da da “fatura kimin adına gelmiş? Tamam ozaman öde” denerek suratıma kapatılması da ayrı bir olay. Vay be ne salakmışım diyorum içimden.  Ve eski patronumdan alacağım 5 aylık para hala onda duruyor vermedi.  Halledicem umarım.

Güncel;
Kaytan bıyıkla metrobüste karşılaştık. :D komik bir andı. Ben müzik dinlerken çağrı atmasına ve mesaj atmasına anlam verememiştim bir baktım arkamda :D o kalabalık içinden onun yanına geçtim sohbet ettik. İyide oldu aslında. Kazuletide özledim açıkçası gerçi şuan oldukça dolu dolu bir hayat yaşıyor kendileri. Ama vakit bulup ona da bir hafta içi uğramak yemek yemek isterim bakalım. Hem bir kitap vericem ona okudukça okuycak eminim :D onun dışında kaytan bıyığım mimine cevap vericem söz. Gerçi bu yoğunlukta ipimle kuyuya inilir mi bilmiyorum ama cevap vericem.




Pazar, Mayıs 06, 2012

devamı gelicek


Ohh yoğunluk bitti sonunda.

Merhabalar diyim şimdiden kısadan kestirip atmışım nedense sürekli yoğun olduğumdan. Şuan iyiyim ama. En azından yoğunluk bitti. İş stresi ve sorunlarını düşünmek istemiyorum artık.


Ama en çok ailemi özledim :(((. İlişkim gayet iyi gidiyor. Denenmemiş şeyleri denemekte ayrı bir zevk veriyor.  Gene astsubaylık sınavlarına başvuru yaptım. Tabii buna f…bey ve kankam çok destek oldular. Babama daha bişey demedim.  Duysa oda dehşet sevinir.

Şimdilik ayrıntılara değinmiyorum. Ama iyice ir iş yüküm azalsın ozaman bol bol yazıcam.